Hürmüz Zaten Tıkandı: Tamamen Kapanırsa Petrol, Altın ve Türkiye Ne Olur?
Bu Bölüm Hakkında
İsrail-İran savaşının dördüncü haftasında Hürmüz Boğazı'nın kısmen kapanmasıyla tetiklenen küresel enerji krizi, 1970'lerdeki petrol şoklarının toplam etkisini geride bırakarak tarihi bir boyuta ulaştı. Brent petrol 113 dolara tırmanırken altın, Fed'in şahin duruşu, yükselen faiz beklentileri ve kurumsal yatırımcıların likidite ihtiyacı nedeniyle paradoks biçimde haftalık yüzde 12,7 değer kaybederek 4.200 dolar seviyesine geriledi. Trump'ın İran'a verdiği 48 saatlik ültimatom ve İran'ın karşı tehditleriyle tırmanan kriz, küresel borsalarda sert satışlara yol açtı; Japonya, Güney Kore ve BIST-100 ciddi düşüşler yaşadı. Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi 310 baz puana çıkarken, stagflasyon riski hem Türkiye hem küresel ekonomi için gündemin en kritik başlığı haline geldi. Yayında altın satışında panik yapılmaması ve yatırım kararlarının yapısal faktörlere dayandırılması gerektiği vurgulandı.
Ele Alınan Konular
- Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve küresel enerji krizinin boyutları
- Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki keskin yükseliş
- Altın fiyatlarının dramatik düşüşü ve ardındaki nedenler
- İsrail-İran savaşı ve Trump'ın 48 saatlik ültümatumu
- Türkiye'nin risk göstergeleri: CDS primi ve döviz kuru
- Stagflasyon endişesi ve küresel borsa çöküşleri
Evet, Kayıt Dışı İktisadan herkese merhabalar. Eee, ben Profesör Doktor Ceyhun Elgin. Bugün günlerden 23 Mart 2026 Pazartesi günü Ramazan Bayramı’nın sonrasındaki ilk iş haftasına giriyoruz ve haftanın ilk günü. Savaşın da maalesef eee, İran ve İsrail’in İran’a saldırdığı savaşın da 4. haftasına giriyoruz. Öncelikle yayını geç yapıyorum. Kusura bakmayın. Çünkü biliyorsunuz bu kanalda pazartesi, çarşamba, cuma sabahları böyle 9.30 gibi genelde canlı yayınları yapıyorum. Salı, perşembe, hafta sonu da tematik yayınlarla, farklı konulardaki yayınlarla karşınıza çıkıyorum ki dün mesela bir suyla ilgili bir yayın yapmıştık. O kondu. Gene çok güzel tevec gösterdiniz. Çok teşekkür ederim. Yorumlarınızı esirgemiyorsunuz. Sağ olun, var olun. Bugün biraz geç yapıyoruz çünkü sabah saatlerinde bir işim vardı. Eee, dolayısıyla hani çalışma odamdan ve işte hani buradan uzakta kalmam gerekiyordu ve dışarıda işim vardı. E dolayısıyla anca yeni gelebildim ve yeni ekranın başına oturdum ve bu yayını yapabiliyorum. O nedenle bugün biraz gecikmeli oldu. Arada böyle olabiliyor. Bazen yapamadığımız da oluyor. Artık onu maruz görün diye rica etmiş olayım. Şimdi geçen hafta biliyorsunuz cuma sabahı da bayramın ilk günüydü. Bir yayın yaptım. Eee çarşamba günü zaten yapmıştım bayramdan evvel ama cuma sabahı da bir yayın yaptım kendimce. E orada da yine birazcık hani her ne kadar Türkiye’de piyasalar tatil de olsa birazcık eee konuştuk ne oluyor ne bitiyor diye. Biraz aslında onu altındaki sert hareketleri vesaire konuşmuştuk ki bugün daha da farklı eee konuşmamız gerekecek bunları. Çünkü geçen yayından bu yana hakikaten piyasalarda tarihi hareketler yaşandı. Altın tırnak içerisinde diyelim çöktü. Eee, petrol fırladı. Hisse senedi piyasası dünya genelinde sert düşüşlerde borsalar yani. Ve dün gece, eee, Trump’ın işte o İran’a verdiği 48 saatlik ultimatom da aslında her şeyi bir üst seviyeye taşıdı. Şimdi yarın dolacak o ultimatom. Bakalım ne olacak. Çok konuşacağımız şeyler var. Türkiye’de de bazı gelişmeler var ekonomik anlamda. Bunu konuşalım. Önce büyük tabloyu koyayım ortaya. E burada şunu da söyleyeyim. Yani ülkemizle ilgili insanlar çok şey merak ediyorlar. İşte sabah dışarıda işim vardı dedim. Bir eee Türkiye’ye gelen bir eee NBA öğrencileri ekibine eee New York Üniversitesi’nin bir sunumu yaptım Türkiye ekonomisi ile ilgili. Hakikaten çok merak ediyorlar. Para politikası nereye gidiyor, konut piyasası nereye gidiyor vesaire. Hakikaten çok ciddi bir ilgi var ülkeye. Ama tabii bir yandan da ülkedeki olumsuz ekonomik gelişmeleri, birazcık da siyasetin ittirdiği olumsuz ekonomik gelişmelerin herkes farkında açıkçası. Yani herkes aslında para politikasının ne kadar bağımsız olup olmadığını, ekonominin ne kadar başarılı olup olmadığını diyelim, faizlerin nereye gittiği, enflasyonla mücadelenin ne kadar başarılı olup olmadığını da görüyor. Bunu da açık konuşmak gerekiyor. Neyse, şimdi biz kendi şeyimize dönelim. Piyasa yorumlarına birazcık dönelim. Önce büyük tabloyu elimden geldiğince ortaya koymaya çalışayım. Şimdi Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Türk kendisi biliyorsunuz Fatih Birol eee bugün Avustralya’da bir konuşma yapmış. Yaptığı konuşmada diyor ki son derece çarpıcı bir değerlendirmesi var. Bilmiyorum rast geldiniz mi? Şu anki enerji krizinin eee 1970’lerdeki iki petrol şokunun ve 2020’deki Rusya Ukrayna Savaşı’nın yarattığı gaz krizinin toplamından daha büyük olduğunu yani 70’lerde OPEC 70’lerin başında biliyorsunuz OPEC kuruluyor bir kartel olarak petrol ihraç eden kartel eee ülkeler birliği gibi yani organization of petroleum exporting countries yani petrolü ihraç eden ülkeler birliği, ülkeler organizasyonu demek de yani aslında bir kartel sonuç yani fiyatları kontrol ediyorlar arzla kafalarına göre oynayarak. Sonra bir de İran’daki işte o İslam devrimi, şahın devrilmesi vesaire. Bunlar tabii ciddi bir petrol şoku yaratıyor dünyada. Ve 2020’deki Rusya Ukrayna Savaşı da yaratıyor. Tabii ki bunların yarattığı gaz krizinin toplamından daha büyük. Şimdi rakamları vereyim aslında. İki boyutu kavrayalım. Hürmüz Boğazın’ın işte fiilen kapanması ve enerji tesislerine yönelik o saldırılar küresel petrol arzını günde yaklaşık 11 milyon varil azaltmış durumda. Şimdi 70’lerdeki iki krizin toplam etkisi bunun yarısından azdı. Tabii o zamanlar ekonomiler de daha küçüktü vesaire falan denebilir ama yine de etkisi anlamında önemli. Sıvılaştırılmış doğalgaz arzındaki düşüş ise bu LNG denilen 140 milyar metre³ seviyesinde. Ki bu Rusya Ukrayna Savaşı’nda bu rakam 75 milyar metre³üptü. O da neredeyse 2 katı. 9 farklı ülkede en az 40 enerji tesisi zarar gördüğü, ağır hasar gördüğü söyleniyor. Ve Fatih Birol demiş ki işte açıkça küresel ekonominin çok büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu ve bu sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini umduyor. Hatta işte bugünkü benim de bu New York Üniversitesi öğrencilerine yaptığım sunumda da stakfilasyon konuştuk. Birazcık dünyada olur olmaz vesaire ki öğrenciler de şey bu arada yani öğrenci gibi düşünmeyelim. Bu Executive NBA programı yani eee iş tecrübesi olan hatta halihazırda bazıları çalışan hatta bazıları böyle yaşını başını da almış orta yaşın üzerinde öğrenciler yani öyle genç üniversiteden yeni mezun olmuş piyasayı bilmeyen, reel sektörü bilmeyen öğrenciler değiller. Yabancı öğrenciler. Bir tane Türk öğrenci vardı aralarında. Diğerleri yabancıydı. Dünyanın pek çok farklı ülkesinden. Onlar da bu stakfilasyon endişesini görüyorlardı zaten. Onu da o da gelen sorular arasında vardı bana açıkçası. Şimdi bu tablonun üzerine bir de dün gece Trump meseleyi daha da gerdi. Ne dedi? Cumartesi gecesi sosyal medyadan yaptığı paylaşımda eee İran’a 48 saat yani Amerikan saatiyle cumartesi gecesi bizim saatimizde pazar sabah suları oluyordu herhalde. 48 saat süre verdi ve boğazı açmazlarsa elektrik santrallerini vuracağını ve en büyüğünden vurmaya başlayacağını söyledi. Ki bu ultimatumun süresi de işte bu akşam Amerika saatiyle dolacak. Gece yarısı herhalde dolacak. Yani bizim zamanımızda işte yarın sabaha denk geliyor. İran Meclis Başkanı işte Galibaff galiba adı. O da buna karşılık demiş ki, İran’ın eğer enerji santrallerini vurursanız eee biz de bölgedeki enerji ve tuzdan arındırma hani desalinyasyon biliyorsunuz işte bu Körfez ülkeleri İsrail de büyük ölçüde öyle. Eee tabii bunların ülkelerin büyük bir kısmı çöl olduğu için ve su kaynakları çok kısıtlı olduğu için öyle kuyu suyuyla falan derinlerde su bile çıkmıyor. Dolayısıyla deniz suyunu arıtarak insanlara su içiriyorlar. Eee büyük ölçüde deniz suyu arıtmasına dayalı e su sistemleri tarımı da öyle suluyorlar. Eee, dolayısıyla önemli o ve o da ciddi orada İstanbul için de konuşuluyor. Belki duymuşsunuzdur. İstanbul’da muhtemelen gelecekte böyle bir deniz suyunu arındırma tesisine ihtiyacı olacak. Çünkü barajlar yetmiyor hakikaten. Neyse bunu başka bir zaman konuşuruz ki dünkü su videomuzda aslında biraz paralel bir şey oldu ama neyse su tesislerinin vuracağını söyledik ve tabii bu ülkelerin hayat damarı bu. Su yani su vurulursa ne tarım yapılabilecek ne insanların yani su ihtiyaçları karşılanabilecek. Geri dönülemez şekilde yok edeceğiz dedi İran. Yani karşılıklı tehditler tırmanıyor ve bu tabii sadece retorik de değil. Çünkü İsrail işte hava savunma kuvvetleri diyorlar kendilerine de işte neyse İsrail Defense Forces gerçi savunmadan çok saldırı yani amaçlı ama neyse onu geçelim. Birkaç hafta daha savaşın süreceğini açıkladı bu arada. IDF ıDF diye yazılıyor. İsrail Defense Forces ve Lübnan’da da işte Hisbowa yönelik operasyonları da genişletecek genişleteceğiz dedi. Bu da tabii gene kara harekatı korkusunu arttırıyor. Hem Lübnan’a bir kara harekatı hem eee İran’a bir kara harekatı. İngiltere Başbakanı Starmer de dün gece veya Starmer neyse işte dün gece Trump ile 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yapmış. Hürmüz Boğazın’ın yeniden açılmasının küresel ticaret için çok önemli, zorunlu olduğu konusunda anlaşmışlar. İşte bugün de böyle bir acil toplantı düzenliyormuş. Kobra toplantısı. İşte bu toplantıya Maliye Bakanı da katılacakmış İngiltere’de. Merkez Bankası Başkanı da katılacakmış. Gündemde enerji güvenliği, tedarik zincirleri, savaşın yaşam maliyetine etkisi. Yani İngiltere’de yılın ikinci yarısında enerji fotolarına sert artış bekleniyor. Çünkü şimdi piyasalara gelelim. bugün gerçekten kan gövdeye götürüyor. Baktığımızda Asya piyasaları sabah saatlerinde çöktü. İşte Japonya Nike endeksi %3,5. Eee, Güney Kore’de COSPI %6,5. Ki bu iki ülke işte Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrole ve gaza en bağımlı ekonomiler arasında doğrudan hedef çizgisindeler. Yani Shangha %5.2, 5.3, eee, FTS %3.3, DAX 4.6 haftalık düşüş göstermişti. SP500 cuma günü %1,5 düştükten sonra bugün vadeli işlemlerde de düşüş devam ediyor. Daha açılmadı çünkü piyasalar. Ama BIST 100’de de bu savaş işte %2’nin üzerinde bir düşüşle e açıldı bu saatler itibariyle. En son baktığımda öyleydi. Bu korku endeksi var işte VIX adı verilen piyasanın korku göstergesi. O da 26.8 seviyesinde ve yüksek. Oldukça yüksek. Petrol tarafında tablo çok net. Brand 109 doların üzerine çıkmış bu sabah. Gün içinde 113’e kadar tırmanıldığını gördük. WTI Amerika’nın ham petrolü %3.4 artmış 101,5 dolar. Haftalık bazda brendteki artış %12.4. Doğalgaz fiyatları uçuşta TTF haftalık %18.2 artmış. 59.3 dolara çıkmış. Ya savaşın başladığından bu yana aslında petrol fiyatlarının %50’nin üzerinde arttığını görüyoruz. Ki bu işte Fatih Birol’un başında olduğu Uluslararası Enerji Ajansın’ın daha önce açıkladığı o 400 milyon varillik stratejik rezerv serbest bırakma kararı piyasayı sakinleştirmişti bir noktada. Ama çok geçici oldu etkisi yetmedi yani aslında sakinleştirmeye ve işte birol bugün gerekirse daha fazla rezerv salınımı için ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Ama tabii burada en temel çözümünde boğazın açılması olduğunu vurgulamış Avustralya’daki konuşmasında. Ama asıl tabii burada sorun petrol de geçiyorum. Eminim aranızda yatırımcısı da vardır ama eee altın asıl soru bu değil mi? Altında ne oluyor? Yani burada da rakamlar bayağı eee yani şaşırtıcı diyelim veya şaşırtıcı değil de hani eee bazıları için en azından sürpriz olmuş olabilir. Çünkü gerçekten dramatik. eee altın bu sabah 4200 dolarlara kadar düştü. Günlük düşüş %6, haftalık %12.7 ki geçen hafta çarşamba günü baktığımızda 5.000 dolar civarındaydı biliyorsunuz. Bir haftada 800 doların üzerinde bir düşüş var. Gümüş daha da sert. E 63.9’a düşmüş. Haftalık %18’e yakın bir düşüş var. Platin 1780 %9.65 neredeyse 10 diyelim. Bakır 1.8 metal endeksi 6,5. Yani bu tabii sadece altına özgü bir hareket değil. Tüm metallerde, değerli metallerde eş zamanda bir satış dalgası olduğunu görüyoruz. Tabii bunun büyük kısmı eee kağıt satışından yani dijital eee satıştan geliyor. Fiziki satışı değil. Şimdi biliyor tabii birçoğumuz Türkiye’de bu çok geleneksel bir şey. Yine mesela bugünkü sunumda gelen sorulardan bir tanesi vardı. Altına niye bu kadar Türk insanı teveccühü gösteriyor diye veya değerli metallere diyelim ki biliyorum birçoğunuz da altında birikimi olan küçük yatırımcılar olarak tedirginsiniz. Benim de altında birikimim var. Yani yok demiyorum kesinlikle zaten. E yani hani şey diğerlerden değildim böyle bazı yatırım tavsiyesi de veriyor o kişiler aslında. Vermemeleri lazım ama ya da alttan alttan veriyorlar ama işte altın eee alın diyor mesela. Ondan sonra altın düşüyor ama hocam altın düştü diyorsun diyorsunuz. Ben size altından çıkmıştım diyor. Çıkın demiştim diyor. Niye çıkmadınız diyor falan. Sonra eee işte hisseye geçin diyor. Mesela atıyorum işte hisse senedine geçin. İşte hisse senedi borsa düşüyor. Hocam borsa düştü siz hisseye geçin di. Ben size bir hisse demedim ki. Ben size faize geçin demiştim. Niye düşünmediniz falan hani böyle olabiliyor maalesef. Ama şimdi tedirgin olduğunuzu anlıyorum ve ben yatırım tavsiyesi vermem. Vermeyeceğim de ama eee bu düşüşün nedenlerini anlatmayı da istiyorum açıkçası. Görevim olduğunu düşünüyorum. Çünkü nedenini anlarsanız aslında paniğe kapılmak yerine bilinçli karar verirsiniz. Eee diye düşünüyorum. Şimdi bu çöüşün arkasında birkaç faktör var aslında. Cuma günüe biraz konuşmuştuk. Birincisi Fed, Amerikan Merkez Bankası ki Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası da benzer şeyler yaptı ama geçen hafta faizi sabit tuttu ama piyasanın beklediğinden biraz daha şahin bir mesaj verdi. Yani işte enflasyon yükselirken Amerika’da da e Avrupa’da da aslında faiz indirimi beklentileri buharlaştı. Hatta işte Avrupa Merkez Bankası faiz arttırımı sinyali verdi. Nisan toplantısında faiz arttırımına eee Avrupa’da %80 ihtimal veriliyor. Yani yılın tamamında 3 arttırım bekleniyor faize. Şimdi bu dolar ve euro faizli varlıkları tabii çok cazip kılıyor. Altın ise büyük ölçüde faiz getirisi olmayan bir varlık olduğu için rekabet gücünü kaybediyor bunların karşısında. İkincisi dolar güçleniyor veya euro da aslında güçleniyor faiz eee beklentisi ile beraber ve altın dolar cinsinden fiyatlandığı için de doların güçlenmesi doğrudan altını baskılıyor. Üçüncüsü de likidite sıkışması. İşte petrol fiyatlarının artması, artan maliyetleri karşılamak için kurumsal yatırımcılar en likit varlıklarını satışa sunuyorlar. Altın ve gümüş aslında bu da büyük ölçüde çünkü altın ve gümüşe çok ciddi geçmişlerdi. Şu anda da en ciddi satıp da ligide geçebilecekleri varlıklar bunlar. 2008 krizinin başında da altın düşmüştü. Bunu da hatırlayın isterim. Yani gidin bakın verilere. Orada da aynen böyle bir durum söz konusu olmuştu. Dördüncüsü zaten altın da gümüştü aslında. Savaş öncesi de tarihi zirvelerindeydi. Yani işte 5.600 doları görmüştü mesela altın değil mi? İşte bu kadar yüksek seviyelerde kar realizasyonunda birazcık doğal. Tabii bunların hepsi bütün düşüşü açıklamıyor teker teker ama birleşince açıklıyor bence. Eee peki bu hani altın güvenli liman olmaktan çıktı mı demek? Bunu da sormak lazım. Bence hayır. Çünkü birkaç haftalık fiyat hareketine bakarak hani binlerce yıllık bir rolü silmek doğru olmaz. Ama kısa vadede faiz ortamı ve likidite koşulları tabii altının o rolü oynayabilmesini engelliyor ve bu koşullar değiştiğinde yani Fed miktar gevşemek zorunda kaldığında bir noktada ya da savaş çok daha büyük bir finansal krize dönüşürse eğer altına tarp geri gelebilir. Ama ne zaman olur kimse bilmez. Onu da söyleyeyim. Bilen de atıyordur yani ona da hani şu gün artacak bugün uçacak diyenler lütfen inanmayın. Ben desem de inanmayın ki demem zaten. Eee yani çünkü şu an için yapılabilecek en sağlıklı şey panik satışı yapmamak bence. büyük kararları böyle günlerde vermemek ve çeşitlendirmenin önemini hatırlamak. Eee, Türkiye’ye bakalım biraz da. Dolar kuru bugün 443 kuruş seviyesinde rutin artışını koruyor. Rutin ufak ufak arttırılıyor zaten işte kontrollü şekilde zaten. Ve dikkat çeken gösterge burada Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi yani ülkenin risk göstergesi. Credit, default, swap haftalık 32 bas puan artmış, 310’a çıkmış. Bunun 16 bas puanı kontrat değişiminden kaynaklanmış. Geri kalan artış gerçek risk algısı. Şimdi karşılaştıralım. Diyeceksiniz ki 310 puan. E ne demek? Yani bu tek başına bir şey ifade etmiyor. Brezilya nispeten bize benzeyen gelişmekte olan bir ülke. 146 CD’si. Güney Afrika 200. İkisi de haftalık 10 ile 30 puan artmış. Yani artış Türkiye’ye özgü değil ama Türkiye’nin 310. Bu Türkiye’ye özgü. Türkiye’nin bunlardan daha yüksek olması. 10 yıllık Amerikan tahvil faizi 4.41’e çıkmış. İngiltere’de 10 yıllık tahvil faizi haftada 48 bas 4.50’ye çıkmış. Bunlar bakın pounda 4.50 faiz, dolara 4.41 faiz. Bunlar ciddi hareketler. Türkiye’nin 2 yıllık gösterge tahvil faizi 40.17, 5 yıllık 3778 seviyesinde. Eurobond faizleri de haftalık 20. Yani Türkiye’nin yabancı para cinsinden borçlanma tahvilleri, faizleri de haftalık 27 ila 36 bas puan artmış. Döviz mevduatları tarafında geçen hafta bireylerde ve şirketlerde düşüş var. eee 1.9 milyar dolar e bireylerde 700 milyon dolar kadar da şirketlerde. Ama bu düşüşün 2,5 milyar dolarlık yaklaşık bir düşüş oluyor. Yaklaşık 900 milyon dolarlık kısmı euro paritesindeki düşüşten kaynaklı değerleme yetkisi. Yani euro cinsinden tutuyormuş parayı. Euro dolara değer karşı değer kaybedince haliyle düşmüş gibi gözüküyor. Aslında fiyat etkisinden arındırdığınız zaman düşüş 2,5 milyar dolar civarında değil de 1.6 milyar dolar civarında gözüküyor. Yine bunu bir banka bülteninden alarak konuşuyorum. Biliyorsunuz benim işte farklı bankaların işte ne bileyim Deniz Bankı takip ediyorum, Garantiyi de takip ediyorum, Yapı Kredinin de bültenlerine bakıyorum. QNB’nin de bültenlerine bakıyorum ki bu bültenler bana gelmiyor. Sadece halka açık. Bütün bankaların internet sitesindeki Ziraat Bankası’ın da var. Hatta yani banka reklamı yapmıyorum. Reklam değil bunların hiçbiri. İşbirliği vesaire falan yanlış anlaşılmasın hiçbir bankayı da desteklemiyorum da kösteklemiyorum hiçbir ilişkim yok. Ama yararlanıyorum bu bilgilerden bu verilere. Çünkü onlar çok daha hızlı ve rahat ulaşabiliyorlar. önlerinde Bloomberg ekranları var vesaire. Eee, Türk Lirası krediler haftalık %1 artmış. Dövizli krediler 0.3 gerilemiş. Şimdi bu hafta yurt içinden bazı gelecek veriler var. Veri takvimini de konuşuyoruz biliyorsunuz bu canlı yayınlarda. Eee, bugün Mart ayı tüketici güven endeksi açıklanacak. Eee, hatta belki de açıklanmış bile olabilir. Bakmadım şimdi en son ama saat çünkü 10 gibi falan bekleniyordu. Bir bakalım. Eee, kusura bakmayın burada sesim de bayağı şey, eee, nasıl diyelim? E dolu yani böyle şey geliyor. Tüketici güveni. Evet açıklanmış. 85 gelmiş düşmüş. 85.7’ydi çünkü e bir önceki saat 10’da açıklanmış tabii. Eee saat 1100’de de hatta biz yayınatan başladığımızda da yabancı turist girişi açıklanmış. Onda da düşüş var. -2.08. E haliyle yani eee onu hatta bir örnek de vereceğim. Anekdot da vereceğim size. Ama tüketici güvenini önce söyleyeyim. 857’den 85’e düşmüş ki 100 bazıyla değerlendiriyor. 100’ün üstü güven iyi demek aslında. Hani ekonomi iyiye gidiyor demek. 116 kötü demek zaten kötüye gidiyor düşüncesi var. Daha da kötüye gidiyor düşüncesi olmuş. Yabancı turist girişi de eee düşmüş. O da işte kaç civarında? % 2.08 azalmış. O da eee açıkçası bayağı acı bir düşüş. Hatta şeyi de söyleyeyim. Yani işte bugün eee bir otelde eee The Marmara’da eee şeyde eee toplantıya katıldığım savaştı. O yüzden burada yoktum zaten. Orada bir tabii turizm organizasyonu bu öğrencileri getiriyor. Programı getiriyor Türkiye’ye. Orada eee organizasyonu yapan arkadaşları da konuştuk. Turist turizm acentesinin temsilcisi. İşte orada öğrencilerin oteldeki konaklamalarını ayarlıyor, konferans salonlarını tutuyor vesaire. O da çok ciddi bir etkilenme var. Rezervasyonlarda çok ciddi düşüş var. Dedi ki zaten siz de etrafınızdan turizmdeki olumsuz gidişatı duyuyorsunuzdur. Şundan dolayı tabii ki mesela eee ne bileyim ben de geçen hafta Bursa’daydım mesela. Orada da söylemiştimdir herhalde. Kaldığım otelde tahminim o ki ciddi bir Körfez ülkesinden gelen Arap turist yoğunluğu vardı herhalde. Çünkü ne bileyim bazı yerlerde İngilizcenin yanında Arapça yazılar falan da vardı otelde. Demek ki Arap müşterilere de hedef kitlesi. Fakat bir tane Arap müşteri yoktu otelde. Çünkü çoğu muhtemelen Körfez ülkelerinden veya İran’dan geliyor. E tabii uçuş sahaları kapatılınca, hava yolları, uçuşları bırakınca bu kişiler gelmiyorlar. Haliyle ciddi bir turizm düşüşü. Kaldı ki onun dışında tabii şey de var. eee Avrupa veya Amerika’dan diğer ülkelerden de Türkiye turizm ciddi bir düşüşü var. Çünkü işte tabii ki Türkiye savaş dediği çok inşallah da olmaz. Önümüzdeki günlerde savaşa girmeyiz. Ülkemiz bu beladan uzak durur ama e işte ne bileyim havada füzeler yakalanıyor, bombalar düşer gibi oluyor, havada vuruluyor vesaire falan. Şimdi bu haber olarak yansıdığı zaman mesela diyelim ki Almanya’dan bir turistsiniz. Türkiye’ye tatile gitmeyi düşünüyorsunuz. Aa Adana’nın üzerinde füze vuruldu. Bakıyorsunuz zaten Türkiye İran’ın komşusu falan. Ben gitmeyeyim şimdi tatilde başıma bir şey gelir diyorsunuz. onun yerine ne bileyim İtalya’ya gideyim, Yunanistan’a gideyim diyorsunuz hani her ihtimale karşı. E buradan da ciddi bir düşüş olacak. >> Böyle bir sıkıntı olacak açıkçası. Onu söyleyelim. Tüketici güven endeksi düşmüş. Eee yani tüketicilerin psikolojisinin aslında ne durumda olduğunu burada görüyoruz ki eee muhtemelen Mart ayında da bu düşüşü görürüz ileride. Yarın Mart ayı kapasite kullanım oranı ve reel sektör güven endeksi gelecek. Kapasite kullanım oranı son dönemde tarihsel ortalamanın altında seyrediyordu ki bu da sanayi üretimindeki zayıflıkla uyumlu. Çarşamba günü sektörel enflasyon beklentileri, hane halkı beklenti ve hizmet, perakende, inşaat, güven endeksleri gelecek. Reel sektörün 12 ay sonrası enflasyon beklentisi mesela şubat’ta %32’ydi. Hane halkınınki 48.8 neredeyse 50’ydi. Göreceğiz. Yani Mart verilerinde enerji fiyatlarının ve savaşın bu beklentileri daha da yukarı iti bitmediğini göreceğiz. Küresel tarafta ise yarın ve Avrupa’nın ve Amerika’nın Mart ayı öncü PMI güven endeksleri gelecek. İşte bu satın alma yöneticileri endeksi PMI purchase manager index 50’nin üzeri ekonomik genişleme 6 daralmaya işaret eder. Şubat’ta Amerika’da imalat 516, hizmet7 ile genişleme bölgesindeydi. Ama savaşın etkisiyle bir miktar düşüşüş görebiliriz. Hatta Avrupa’da da düşüş görebiliriz. Cuma günüe Amerika’da Michigan tüketici güven endeksi gelecek. E, Şubat’ta 55,5’ttu. Savaş ortamında ciddi düşüş olabilir. Yani enerji maliyetleri işte tabii Avrupa sanayisinde, Amerikan sanayisinden daha da ziyade Avrupa sanayisini çok sert vuruyor açıkçası. Bir de geçen haftanın en kritik gelişmelerinden bir tanesine değinelim. Avrupa Merkez Bankası biliyorsunuz faizi %2’de tuttu ama enerji fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek gerekirse faiz arttıracağının sinyalini verdi. Bunu konuşmanın başında söyledim. Bu önemli bir kırılma noktası ama bunu da vurgulamak lazım. Çünkü piyasa Avrupa Merkez Bankası’ndan hani bu bu toplantı için sabit bırakmasını bekliyordu ama yıl içerisinde indirim bekliyordu. Şimdi artırım fiyatlanmaya başladı. Faiz artışı. Şimdi Nisan toplantısında artış olasılığı %80 ihtimal bekleniyor. Yani ne Fed gevşeyebiliyor ne ECV Avrupa Merkez Bankası gevşeyebiliyor. Sıkılaşma sinyali veriyor hatta üstüne. Bu da küresel likiditeyi daraltan ve gelişmekte olan ülkeler Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler için kötü bir şey. Kötü bir haber. Bu hafta bence en kritik husus. Bu arada çarşamba günkü yayında muhtemelen onu konuşuyor olacağız. Trump harekete geçerse bu ultimatumun sonucunda eee en kritik belki de an bu. Yani İran boğazı açmadı ve açacağına dair hiçbir işaret yok. Tam kapımaya geçti. Hatta Trump tehdidini gerçekleştirir mi yoksa geri adım atar mı? Bunu göreceğiz. İşte bu Tako Mako diyorlar. Trump her zaman geri adım atar falan da yani bakalım bunu göreceğiz hakikaten. Eee Trump always chickens out diye böyle bir ifade var değil mi? Hani Trump tavuk gibi kaçar gibi bir şey aslında. Yani her zaman eee geri adım atar demek. Aslında da işte hani biraz daha amiyane konuşursak eğer ama her halkarda ciddi yani elektrik altyapısı vurulursa İran topyek artık savaş moduna geçecek ve bölgedeki tüm enerji tesislerini hedef alacak. Petrol 130150 dolara fırlayabilir. Geri adım atılırsa Trump’ın kredibilitesi sarsılacak ki İran cesaretlenecek tabii ki. Ya çok ciddi bir çıkmaz aslında bu ve diplomasi hala bir ihtimal ama göreceğiz ne olacağını. Toparlayayım yani sonra biraz hızlıca sorulara bakarız. Dünya 1970’lerden bu yana en büyük enerji kriziyle karşı karşıya arkadaşlar. Yani bu benim değil. Uluslararası Enerji Başkanı, Ajansı Başkanı Fatih Birol’un sözü. Petrol 110 doların üzerinde tırmanıyor. Altın ve değerli metaller çöktü. Ama bunun sebebi güvenli liman algısının bitmesi değil bence. Faiz ortamı ve likidite sıkışması. Küresel hisse senetleri sert düşüyor. Türkiye’de CDSI 310. Dolar kontrollü artışta ama bunun arkasında ciddi rezerv harcaması var. Enflasyon beklentileri de hedeflerin çok üzerinde ve bu akşam Trump’ın ultimatom süresi de olacak. Amerika saatiyle bu akşam bizim saatimizde yarın sabah. Böyle dönemlerde aslında işte yapılması gereken bence en önemli şey soğukkanlı olmak, verileri doğru okumak, panikle karar vermemek ki ben de işte burada zaten o yüzden bunu yapmayın diye hani verileri doğru okuyasınız ve panikle karar vermeyesiniz diye bu verileri sizle paylaşıp ufak ufak yorumluyorum. Çarşamba günü yine canlı yayında burada olacağım. Yarın ve perşembe günü de muhtemelen tematik yayınlarla burada olacağım. Hatta yarın çok büyük ihtimalle Sestonum ve böyle genzim biraz düzelirse hala bayramdan beri böyle perşembe gününden beri bir ufak soluk algı şu an geçiyor ama eee İran ekonomisi ile ilgili ülke ekonomileri serimiz var biliyorsunuz. İran ekonomisi ile ilgili bir yayınla karşınızda olmayı planlıyorum. Çok merak ediliyordu çünkü İran ekonomisi. 20. yüzyılın başından itibaren İran’ı anlatmak istiyorum. Şimdi hemen hızlıca bakalım. Eee selamlar DC’den. Selamlar. Selamlar. Ne demek hocam? İyi olmuş. Toplantıyla çakıştık. Kayıttan izleyeceğim. Altın hakkında yorum yaparsan sevinirim. Yaptım. Günaydınlar. Altınla. Evet. Evet. Konuştuk. Petrol oyundan dol global bir kırılma olur mu? Evet. Zaten stok filasyon işte stak filasyon konuşuluyor. Bunları hep konuştuk zaten yayında zannedersem. Yabancı bazı yorumlar var. Evet. Ogan skrocket yani hani böyle yorumlar geliyor. Güzel petrol ve varil eee resimleri de koymuş yabancı arkadaşımız herhalde. Matreşka ama altını konuştuk konuştuk konuştuk. Altın neden düştü? Hep bunları konuştuk. Eee, TL altından daha güvenli yani TL’de evet bir faiz alıyorsunuz işte. Yani sonuçta bir getirisi var ama tabii enflasyon civarında bir faiz alıyorsunuz. Hatta biraz da stopaj vesaire düşünce yer yer enflasyonun da altında alıyorsunuz. Yani işte öyle. Altın neden düştü? Konuştuk bunları hep. Herkes altını sormuş. Çok merak ediliyor haklı olarak yani. Anlıyorum. Eee, başka ne var bakalım? Sakin olun. Kısa vadede değilseniz bekleyin diye bir arkadaşımız yazmış. Doğru. Bir arkadaşımız altın çıkarma maliyeti 600 dolar x 175 = 2800 dolar olması gerektiği fazlasının balon olduğunu söyledi. Yok yani bu metodolojik olarak çok eksik bir yorum. Çünkü altının fiyatını sadece çıkarma maliyetini açıklamaya çalışmak böyle bir evin fiyatında sadece tuğla ve çimento maliyetiyle açıklamaya benziyor. Eee ki öyle bir 75 çarpan da nereden geliyor falan hani öyle bir hesaplanmış sabit bir katsayı da yok yani onu söyleyeyim. Hani altın balon mu değil mi tartışması meşru bir tartışma. Bunu kabul ediyorum ama bunu çıkarma maliyetine sabit çarpan uygulayarak böyle çözmek yok. Eee, Carry trade ile gelen dolar nereye yatırım yaptı? Zerre kadar beyniniz yok mu? Bilmiyorum bana mı dediniz onu bilmiyorum ama eee, benim var. Ben var olduğunu düşünüyorum. Eee, Fed, Şahin, Güvercin konusunu anlatır mısın? Anlatır mısınız meselesi var. Yani şöyle, Şahin daha sıkı para politikası. Güvercin hani güvercin daha böyle yumuşak bir canlıdır ya hani şeydir daha işte uysal falan hani eee, ne? evcilleştirilebilir falan tadında böyle. Şahin tabii öyle değil yani çok daha yırtıcı bir canlı. Şahin merkez bankaları veya Şahin Fed daha böyle enflasyona karşı daha duyarlı, enflasyonu düşürmeye daha istekli, daha hızlı sert faiz arttırabilen, kolay kolay faizi düşürmeyen enflasyon istediği seviyeye gelmezse falan tarzı banka oluyor. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası için de bu şahin güvencil ayrımı yapılabilir. Hulk Dow ingilizcesi bu arada eee şey ise öyle değil. Eee güvercin ise tam tersi. Yani daha böyle yumuşak, daha ekonomik büyüme yanlısı vesaire yani şey değil. Eee, bu işte carry rate sorusu yani biraz üslup çirkindi ama yine de cevap vereyim. Hani carry rate ile gelen sermaye Türkiye’de biliyorsunuz ağırlıklı olarak devlet tahvillerine ve Türk lirası mevduata gidiyor. Eee, böyle fabrika kurmaya, istihdam yaratmaya gitmiyor yani. Ve carry rate sermayesi de şu işe yarıyor aslında. Hani döviz arzını arttırarak kurun kontrol altında kalmasını sağlıyor. Bu yoldan da aslında dolaylı olarak enflasyonun daha da fırlamasını engelliyor. Ama bir bedeli var. O da yatırımcılara ödenen yüksek faiz ve bir ani sermaye çıkışı anında yaşanacak bir kırılganlık. İşte Türkiye’nin o 310’a çıkması da CDS’in aslında bunun bir fiyatlanması bu riskin yapısal bir çözüm kesinlikle değil ki Cartrade ama zaman kazandıran böyle eee nasıl diyelim? Zaman kazandıran bir mekanizma. Yani o zamanın verimli kullanılıp kullanılmadığı ayrı ve haklı bir tartışma konusu. Bunu da söyleyeyim. Eee FES faiz indirim beklentisi değişti ve hatta artırıma döndü. Evet. Evet. Konuştuk bunları da. Eee, başka enflasyonun durumunu ölçmeden bilemez. Bir dakika kaydı bir anda şey yflasyon durumunu ölçmeden bilemezsin. Ekonomide ne kadar hasar bıraktı demiş arkadaşımız Trump’ın tüncar mantığıyla. Evet. Yani ABD’nin borçlarını kapatmaya mı çalışıyor? Aslında Fed’e baskı yaparak bunu yapmaya çalışıyordu aslında da şu anki hareketi o da değil yani. Çünkü Amerikan faizleri de artıyor işte gördüğünüz gibi savaşla beraber. Tam tersi yani faizlerin artması Amerika için daha da kötü haber. Hani bir ara Pavel’a baskı yaparken faizleri indir indir indir diye Evet. borçları eritmeye çalıştığı için bunu yapıyor diyenler vardı ama şu anda Amerikan faizlerinin de arttığını görüyoruz. Eee, evet Nisan ayında %80 işte ben de okumuş 150 dolar seviyesine çıkabilir diye petrolü konuştuk zaten. Eee, hocam ne kadar sakin ve nazik bir insansınız. Keşke ben de sizin gibi olabilsem. Yok, ben de aslında her zaman öyle değilim. İç açık konuşayım ama burada tabii biraz daha hani eee, bir sürü insanın ortasında daha sakin olmaya çalışıyoruz. Her zaman ben de sakin kalamıyorum tabii ki. Eee, başka ne diyelim? Önümüzdeki günler çok zor geçecek. Sadece petrol geçmiyor. Gübre de geçiyor. Doğru. Kesinlikle katılıyorum. Son bir soru daha bakayım. Hocam altını biraz daha detaylandırın. Ne yapalım? Yani şimdi tabii neyi detaylandıracağım bilmiyorum ama şunu söyleyeyim. Yani ne yapmalıyız sorusuna doğrudan cevap vermek. Hani hakikaten böyle bir soruyu arıyorsunuz ve işte karşınızda bir ekonomi profesörü var. Makro iktisat vesaire. Hani ben sizden daha iyi biliyormuşum gibi hissediyorsunuz ama öyle değil hakikaten. Yani altın bu sorunun doğrudan bir cevabı yok. Kimsenin de yok yani. Biri der tutardan %50 %50 artacak azalacak değil mi? Hani ve tutar ve siz ona aa ne kadar da bildi çok iyi yaptı falan diyebilirsiniz veya dediği tutmaz işte artacakları artmaz düşer. Küfür de edebilirsiniz haklı olarak. Ama şu anda ben sadece şunu söyleyebilirim. Altında şu anda birbirine zıt iki güç çarpışıyor. Hani en iyi amiyane tabirle aşağı çeken tarafta faizlerin yüksek kalması hatta işte Avrupa Merkez Bankası’nın ve hatta belki de Fed’in artırım sinyali vermesi, doların güçlenmesi, işte kurumsal yatırımcıların likidite ihtiyacıyla satış yapması meselesi var. Bu aşağı çekiyor altını. Yukarı itebilecek tarafta ise işte dünyanın 1970’lerden bu yana en büyük enerji kriziyle karşı karşıya olması. İşte bu Trump’ın 48 saatlik ültimatomuyla işte savaşın ne bileyim tırmanma riski, merkez bankalarının bu yapısal altın talepleri vesaire ama işte altın bir haftada 5.000’den 4200’e düştü. Bir 109’a çıktı. Şimdi bu iki veri aslında aynı anda olması normalde çelişkili görünür normal şartlarda ama likidite sıkışması, bu liquidite trap dediğimiz likidite sıkışması döneminde her şey birlikte satılır. 2008’de de böyle olmuştu aslında. Sonra altın toparlamıştı. Gidin bakın 2008’de hakikaten ne olduğuna. Kritik soru burada şu bence. Eğer akşam Trump ultimatumunu hayata geçirir veya işte yarın sabah Türkiye saatiyle ve İran altyapısı vurulursa tablonun tamamen değişme ihtimali var. Bence değişmeme ihtimali de var ama bun onu da söyleyeyim bu kadar belirsizliğin olduğu bir ortamda işte değil mi Trump’ın şimdi ne yapacağını tahmin edebilir miyiz? Edemeyiz. Bu savaşı da tahmin edemezdik belki. Evet. Birkaç gün evvelden geliyor sinyallerini verirdi. V veriyordu da yani bunlar 2 ay evvel İran’a Amerika saldıracağı bence tahmin edilemezdi kolay kolay. Eğer Trump’ın böyle ne bileyim inner circle’ında değilseniz ki o inner circle’da olanlar bile yani Trump’ın yakın etrafında olanlardan bile karşı çıkanlar bilmeyenler vardı ki işte istifa falan ettiler yani tepki gösterdiler vesaire hani o yüzden şey değil mümkün değil bunu belir bu kadar belirsizliğin olduğu bir ortamda da yapılacak en kötü şey panikle büyük kararlar vermek en iyi şey ise yapılacak biliyorum kolay bir şey değil yani ben de her zaman olamıyorum ama soğukkanlı olup böyle gelişmeleri takip etmek hani altına olan da olmayan da bence bence ama yatırım tavsiyesi olarak söylemiyorum. Sadece mantalite olarak söyleyeyim. Acele etmesin ya. Başka söyleyecek bir şey yok maalesef. Hani size çıkıp da işte 3.000’den satın 2.000’den 5.000 destek olur, oradan köstek olur, buradan işte tavan olur falan demem. Diyemem yani. Desem de yalan olur zaten. Onu da söyleyeyim. Eee burada noktalayayım. Eee yatırım amaçlıysak en sonorum kademeli alım fırsatı vermiyor mu sizce? Yani evet bir şey düştükçe tabii ki ucuzladıkça alırsınız değil mi daha fazla? Gayet maloli bir şey aslında. Eee ve tabii uzun vadeli düşünüyorsanız da eğer evet düştükçe en azından eğer ortalamanız mesela yüksekse ne bileyim ben 5.000’den altına girdim hocam benim ortalama altın alış fiyatım 5.000 diyorsa mesela 5.000 dolardayken mesela ISEYde şimdi düştükçe mesela alarak aslında ortalamanı düşürebilirsin. Böyle stratejiler var. Ben size yapın demiyorum ama böyle stratejiler var tabii ki. Buna da kademeli alım stratejisi deniyor zaten bildiğiniz gibi. Sizin de yazdığınız gibi. Türkiye ekonomisi video serisi geldi bu arada. Yani onu da söyleyeyim son olarak. Hatta büyük Türkiye iktisat tarihi video serimiz var. 20. yüzyılın başından günümüze eee bir video serisi yapmıştım. Bakabilirsiniz. Playlist olarak var. Daha da konuşacağız zaten. İran konuşacağız. Osmanlı ekonomisi konuşacağız. Eee İsrail ekonomisi konuşacağız. Merak edenler eminim vardır. Körfez ülkelerinin ekonomisini konuşacağız. Konuşacağız. Yani çok fazla konuşacak şey var ama sırayla yavaş yavaş. Eee izlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. İlginize çok teşekkür ediyorum. Eğer atladığım soru varsa ki eminim vardır. Lütfen video bittikten sonra altına yazın yorum olarak. Akşam saatlerine kadar bilenler biliyor zaten, izleyenler biliyor. Mutlaka ama mutlaka e gün içerisinde akşam saatlerine kadar cevabınızı benden alırsınız. Çok teşekkür ediyorum herkese. Yarınki tematik videomuzda, çarşamba sabahta canlı videomuzda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın.